İnsanlar neden farklıdır?

Dünyada 7 milyarın üzerinde insan yaşadığı söyleniyor. Şahsen bu kadar insanı araştırma ve tanıma fırsatı bulamadım, zaten mümkün olduğunu da düşünmüyorum. Ancak tanıdığım insanlar üzerinden bir değerlendirme yapacak olursam, her insanın birbirinden farklı özelliklere sahip olduğunu söyleyebilirim.

Bu farklılıklar sadece fiziki görünüş üzerinden değildir. Karakterleri, yeme alışkanlıkları özel zevkleri hayata bakış açıları farklı bir çok insan biz fark etsek de fark etmesek de bizimle aynı dünyada yaşıyor. Aynı anne- babadan olma kardeşler bile birbirlerinden o kadar farklılar ki, bazen neden diye sormak istiyorum. Bu kadar farklı olmamızı sağlayan ne?

İnsan doğduğu topraklara benzer derler. Bir travesti ile yaptığım röportaj da, travesti ben soğuk bir şehirde kışın doğduğum için insanlara ısınamıyorum demişti, gerçekten de sıcak yerlerde büyüyenler ile soğuk şehirlerde büyüyenlerin böyle bir özelliği doğduğu şehirden aldığı söylenebilir mi? Böyle bir kitap okuduğumu hatırlıyorum. Belki de aklıma o kitaptan takıldı bu soru kim bilir, belki de Edip Cansever’in şiirinde kalmıştır aklım;

İnsan yaşadığı yere benzer

O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer

Suyunda yüzen balığa

Toprağını iten çiçeğe

Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine…

Kentlerde yaşayan insanları gözlemlediğimde hep bir aceleci, koşuşturmacı hayat ile karşılaşırken, kırsal kesimde bunun tam tersi olan sabrı gördüm. Hayat yaşadığın yer kadar demek ki.

Daha ben doğmadan annem ve babam köylerinden kalkmış, çalışmak için daha modern bir hayat için göç etmişler büyük şehre, ben doğduğum bu kentin kışı gibi soğuk, sisli, gizemli yazı kadar da sıkıcı biri olmuşum. Oysa memleketim dediğim yer doğduğum topraklar değil, hani sorarlar size de olmuştur nerelisiniz diye, ne diyeceğinizi şaşırırsınız.

Kafa kagıdında bir yer yazıyordur hiç gitmediğiniz, havasını koklayıp içine çekmediğiniz bir yer, söyleyiverirsiniz bir çırpıda oralıyım diye, gerçekte doğduğunuz yerli olsanız da, bir türlü kabul etmek istemez sizi o büyükşehir, inadına yazarlar kütüğünü memurlukta.

Bir de bazıları ben doğduğum yerli değil, doyduğum yerliyim der ki, aklım hiç almaz onları insanların nereli olduğuna takılıp kalmak fantezi gelir bana çünkü inandığım tek bir şey vardır nereye benziyorsan oralı olduğun, Bursa travestileri‘nden bir tanıdığım, “şeftaliye benzerim ben biraz acı biraz tatlı, yedikçe yiyesin gelir ama dikkat et peklik yapar” demişti çok gülmüştüm. Sonradan öğrenmiştim Bursa’nın şeftalisinin meşhur olduğunu,Ankara’nın kuru soğuğu gibidir benim de ruh halim, belli etmeden üşütür etrafımdakileri, güneşime aldanıp çıkarsan üşümeyi de göze alman gerekir.

Doğduğu şehirlerden kalkıp, yabancı memleketlere göç eden aileler bilirim. Akıllarında hep bir gün o topraklara geri dönmenin verdiği hazla yaşarlar. Gurbet zor şeydir vesselam, yaşamayan bilemez. Dışı sana benzeyen ama senin gibi olmayan insanlarla yaşamak zorunda olmak, havayı kokladığında bilmediğin bir kokuyu, yediğin her şeyde farklı bir tadı yaşamak, yeni evli genç kızların türküsüdür gurbet, yüksek yüksek tepelere kurulan evleri ile anlatılır. Gurbette çok travesti arkadaşım var ve hepsi bir gün yeniden memleketlerine dönecekleri günü iple çekiyor. İnsan doğduğu yer gibidir kardeşim, evleri birbirinden ırak Karadeniz köyü gibi ayrı düşeriz sevdiklerimizden, herkesin doğduğu topraklara kavuşması dileğiyle hoşcakalın.

Limon ve faydaları

Tadının ekşiliğine rağmen sofraların vazgeçilmezi olan limon bir süredir hızlı fiyat artışı yüzünden sofralarımızdan eksilmişti. Limon fiyatlarının tekrar düşmesi ile birlikte salatalarımızın tadı yeniden güzelleşti.

Kadınların sağlık  ve güzellik için de çokça tükettiği limonun faydalarını öğrenmek ister misiniz;

C vitamini tarafından zengin olan limon bağırsaklarımızı temizler, kanı sulandırır, göz sağlımızı korur.

Limonun içerisinde bulunan asitler sayesinde enfeksiyona karşı daha dirençli oluruz. Limon suyu cilde sürüldüğünde parlaklık verir. Soğuk algınlığında bir parça ıhlamurla kaynatılan limon  sayesinde bağışıklık sistemimiz güçlenir ve mikroplar kaçacak delik ararlar.

Limon, kalp krizi, kalp-damar rahatsızlıkları ve kanser gibi hastalıklardan vücudu koruyan bir antioksidandır. Yaşlılar çaylarına damlattıkları birkaç damla limon suyu ile tansiyonlarını dengede tutarlar. Kanser oluşumunu yavaşlatır, başınız ağrıdığında güneşte kurutulmuş limon kabuğu ile başınızı ovarsanız baş ağrınızın geçtiğini görürsünüz.

Özellikle gençlerin en büyük sorunu hale gelen sivilce ve aknelerin üzerine uygulandığında cildinizin hava almasını sağlayarak sizi aknelerden kurtarır. Güneşin altında uzun süre kalmaktan kaynaklanan cilt esmerliği için birebir olan limon cildi beyazlatır ve saçlara sürüldüğünde saç renğini açar. Eskiden jöle bulamayan kişiler saçlarına şekil vermek için limon suyundan yararlanırlardı ve bir süre sonra saçlarının sarardığını görürlerdi.

Bir şekilde dilinizde bir iltihap oluşmuşsa limonun ona da iyi geldiğini göreceksiniz. Ayrıca kadınlarda sıkça görülen idrara yolu enfeksiyonlarının da ilacı limondur.

Yazlığa gittiğinizde her yerinizi sokan sivrisinekler kaşındırıyor ve sizi deli ediyorsa hemen bir limonu ortadan ikiye kesin ve ısırılan bölgeler sürün kaşıntılar kaybolacaktır.

Balığın üzerine neden limon sıktığınızı hiç düşündünüz mü? Çünkü limon deniz canlıları üzerinde bulunan zararlı bakterileri öldürür. Yani bilmeden doğru bir iş yapıyoruz.

Diş plaklarından kurtulmak ve bembayaz dişler sahip olmak istiyorsanız yine çaresi limondur. Faydalarını yazmakla bitiremeyeceğimiz limonu hazır ucuzlamışken bol bol alıp dolabınıza koyun çünkü limon doğru saklanırsa kolay kolay bozulmaz. Güzelliğine düşkün travestiler limon ve limon suyunu bol bol kullanarak doğru bir iş yapıyorlar. Bol limonlu günler dilerim.

Tarlaları topladık, sıra şekerlerde

Bilgisayar ve internet hayatımıza girdiğinden beri onunla yatıp kalkar olduk. İnternette yaptıklarımız

Özellikle kadınların facebook üzerinden oynadığı sanal tarla farmville zamanla yeterli ilgiyi görmeyince yeni oyunlar devreye girdi. Şimdilerde gözde oyun şekerleri patlat ismiyle bilinen candy crush ,oldukça eğlenceli olan bu oyunun bir müdavimi olarak oyunun cep telefonlarında rahatlıkla oynanması sonucu özellikle sıkıcı trafikte, metro da, otobüste hatta yolda yürürken bile oynadığım bir oyun haline döndü.

Bilgisayarlar ülkemizde ilk girdiğinde hatırlarsanız küçük prensin prensesi şatodan kurtarma hikayesine dayanan prens oyunu her ortamın aranan oyunu olmuştu. Teknolojideki hızlı değişim, 3 boyutlu program kullanılmasının yaygınlığı sektörü o kadar hızlı geliştirdi ki artık oyun teknolojisine yetişemez olduk. Gençlerin oynadığı savaş oyunlarını aklım pek almasada benim gibi ev hanımlarına yönelik programlanan facebook oyunları aklımı başımdan alıyor.

Eskiden komşular bir araya gelir dedikodu yapıp, kekler pastalar tüketilirken şimdilerde evden çıkmak aklımıza bile gelmiyor. Çoğu komşumuzun adını dahi bilmez hale geldik. Pasta yemeden kilo alanlar listesine bu oyunlar sayesinde girdik.

Varsa yoksa şeker patlattığımız bu yeni dönemin eksileri de böylece gün yüzüne çıktı. Çocuklarımızın ve bizim bilgisayar bağımlılığımız sigara bağımlılığın bile üstüne çıktı Neredeyse yeni doğmuş bebeklerimizi bile internetten video izlettirip uyutur hale geldik. Teknoloji aslında bu kadar kötü bir gelişme mi? Diye sorsanız tabi ki hayır derim. Fakat yanlış kullanım sonrası iyi şeyleri kötü yapmak insanların geninde var.

Sanal tarla oynarken gece uykusunu bölüp, tarla hasatı yapanlar aynı titizliği çocuklarının yetişmesinde göstermekten sınıfta kalınca kuşaklar arası çatışmanın da önü iyice açılmış oldu. Birbirini anlamayan dinlemek isteyen ebeveynler ve çocuklar konuşurken karşı tarafın marstan gelmiş gibi bakması bu ilgisizliğin en net sonucudur.

Tabi ki oyunlar iyi vakit geçirmemizi sağlıyor ama günlük hayatımızdan uzaklaştırdığı da yadsınamaz?

Şeker patlatmadan duramayan bir travesti arkadaşa ara sıra takılıyorum “patlat şekerim” diye gülüyoruz. Aman düşmanlarımız çatlasın diyerek yeni şekerleri siz değerli okuyucularıma patlatıyorum. Sevgiyle kalın.

Komik Bir Hikaye

Bugüne kadar yazdığım yazıların pek çoğunda sizlere travestilerin zorlu hayat hikayelerinden kesitler anlattım. Hikayelerin bazıları sizleri üzerken bazıları, düşündürdü.

Bugün size anlatmak istediğim travesti hikayesinde amacım okuyucumu bir parça güldürmek, buyrun o zaman kolay gelsin.

Kurban Bayramını yaklaştığı şu günlerde yıllar önce 7 travesti arkadaşımla yaşadığım bir bayramı tüm çıplaklığıyla anlatmak isterim. Olayın kahramanları şu anda farklı şehirlerde yaşamalarına rağmen hala sıklıkla görüştüğüm bu hikaye her aklımıza geldiğinde gülmekten yerlere yattığım dostlarımdır.

Yıllar önce aynı evi paylaştığım travesti arkadaşlarımla birlikte bayram temizliği yaptıktan sonra alışverişe çıktık, baklavalık, böreklik, yaprak sarmalık malzemeleri aldıktan sonra kurban pazarının yolunu tuttuk.

Uzun uğraşlar ve pazarlıklar sonrası beğendiğimiz dana için parayı ödedik ve kurban bayramı sabahı kesilmesi için bir kasapla anlaştık. Eve döndüğümüzde hamurları açmış börekleri baklavaları yapmaya başlamıştık. Dolma sarma işlemi de bittikten sonra  şekerlerimizi  çikolatalarımızı bir gondola yerleştirdik ve erkenden uyuduk. Sabah erkenden kalkıp kurbanın kesileceği alana gittik. Kurbanın gözü yaşlı olur derler inanmazdım tam kesim yerine vardığımızda gök yarıldı şakır şakır yağmur üstümüze yağmaya başladı.

Yağmurdan korunmak için içine girdiğimiz çadırda bizim kurbanlık danayla göz göze gelince anladık ki biz hayvan filan kestiremeyiz. Hassas yüreklerimizin kaldıramayacağı bu dini vecibe bize göre değil yedimiz birden aynı düşünce ile hayvanı ilk bulduğumuz kamyonete yükledik. Kasabın parasını verdikten sonra nereye gideceğimizi bilmeden kesim alanından hızla uzaklaştık zavallı hayvan bize o kadar acıklı bakmıştı ki bayramı filan unutmuştuk.

Aklımız başımıza geldiğinde kamyonet kasasında koca bir danayla ne yapacağımızı düşünmeye başladık. Şu an Bursa’da yaşayan Bursa travestilerinden bir arkadaşımızın aklına hayvanı beslemek geldi oysa bizim bir ahırımız yoktu. Apartman dairesine dana sokmak akıl karı bir iş değildi. Konyalı bir arkadaşımızın aklına dayısının çiftliği gelince gözlerimiz parladı danayı dayıya götürmeye karar verip düştük yollara bayramın ilk günü yollarda geçmişti ama hayvanın canını kurtarmıştık sıra dayıyı bu duruma ikna etmeye gelmişti.

Dayıya hayvana yem alması için her sene düzenli para göndereceğimizi söyleyince hayvanı beslemeyi kabul  eden  dayıyı alnından öptük. Kısa zamanda yüreklerimizi bir bakışıyla çalan danamızı da öpmeyi unutmadık, fırsat buldukça onu ziyaret edeceğimizi söylediğimizde aval aval yüzümüze baktı galiba bizi anlamamıştı. O anlamasa da biz ona sözümüzü tuttuk her fırsatta ziyaretine gittiğimiz bizim dana meğer çiftliğin damızlığı olmuş sayısız yavruların doğmasına vesile olmuş. Arkadaşımızın dayısı halinden memnun her bayram beklerim çocuklar diyerek bizi uğurlarken kalsaydınız akşama oğlak çevirirdim size demez mi?  Koptuğumuz o an hala gözlerimin önünde kamyonet şoförüne verdiğimiz ücretle bir dana daha alınırdı yani paramıza mı yanayım, danamıza mı yanayım bilemedim. Komşular et bekler diye kasaptan para verip aldığımız 10 kilo et pay edilip dağıtıldıktan sonra  bize oturup, baklava börek yemek düşmüştü. Artık kısmet bir daha ki bayrama tabi kesim alanına biz gitmemek şartıyla, hoşcakalın.

Büyük Küçük Kavramı

İlk çağlarda dünyada yaşamış olan dinazorlar, mamutların büyüklüğü hepimizi şaşırtırken, onlardan daha büyük bir deniz canlısınız günümüzde hala yaşadığı gerçeğini ortaya atan bilim adamları bu hayvanların sularda yaşayan bir canlı olduğunu keşfettiler.

Okyanuslarda yaşayan bu hayvanlar mavi balinalardır. Yetişkin bir mavi balinanın uzunluğu kuyruk kısmından baş kısma kadar yaklaşık 23 metre ila 30,5 metre arası değişmektedir. Ağırlığı ise yaklaşık 150 tondur. Bu balinaların uzunluğu 8-10 katlı bir binanın uzunluğuna ve ağırlığı da 112 tane yetişkin erkek zürafanın ağırlığına denk gelmektedir. Bu kadar devasa olan bu canlılarla karşılaşmak isterdim.

Nesli tükenmek üzere olan mavi balinalar en büyük memeli hayvanlar sıralamasında da ilk sırada yer alırlar. Oysa bize sorsalar biz en büyük memelinin annelerimiz olduğunu söyleriz. Annelerimize duyduğumuz sevgi ve saygı onları bizim için dünyanın en büyükleri yapar. Annelerimiz bizim için kutsaldır ve bu dünyada onların yerini dolduracak başka bir insan yoktur.

Dünyanın en küçük hayvanlarının böcekler, maytlar olduğunu söylersek de yanlış olur. Madagaskar’da yaşayan bir bukalemun türünün boyutları inanmayacaksınız ama tırnağımız kadar neden bu kadar küçüldükleri bilinmeyen bu hayvanlar renk değiştirme konusunda da uzmanlar oysa yine bize sorsalar en çabuk renk değiştirme özelliğinin insanlarda olduğunu söyleriz.

Utandığımızda kızarıp bozaran, hastalandığında sararıp solan biz insanlar yeri geldiğinde neşeden yeşillenip, yeri geldiğinde üzüntüden kararırız. Yediğimiz yiyeceklerin rengini alma gibi bir özelliğimiz de mevcut örneğin çok havuç yediğimizde turuncu bir renk alırız.

İnsanların her durum ve şarta uyması yaradılışın bir ürünüdür. Hayvanlarda olmayan düşünce yeteneği biz insanları dünyada üstün kılarken, kendimizi dünyanın hakimi sanmamıza neden olur, Bizlere rızk olsun diye yaratılan deniz canlıları, bitkiler ve kara canlıları vardır. Zamanla evcilleştirdiğimiz, besleyip büyüttüğümüz bu hayvanlar yaşam kaynaklarımızdır.

Tarihin ilk çağlarında avlanmayı öğrenen insan nesli toprağı ekmeyi öğrendiği güne kadar bu canlıları avlayarak hayatta kalmışlardır. Ağaçtan yaptığımız oklarla, mızraklarla avlanırken demirin bulunmasıyla avcılık konusunda uzmanlaşmışızdır.

Oysa ekmek yapmayı öğrendiğimiz gün hayvanlarla beslenmekten de vazgeçmedik. Et insan için vazgeçilmez bir besin kaynağıdır. Bazı insanlar vejeteryan olduklarını et yemediklerini söyleseler de hayvansal gıda olan süt, peynir, tereyağdan vazgeçemezler sağlıklı yaşamak için bize verilen bütün nimetlerden yeteri kadar almamız gereklidir. Vejeteryan olduğunu söyleyen travesti bir arkadaşımla yemeğe çıktığımızda onun sadece salata yemesi bana çok garip geldi. Karnının yeteri kadar doymadığını düşündüğüm et yemeyenler her geçen gün artarken ben etsiz olmaz diyenlerdenim. Sıcak bir yaz gününde pikniğe çıkmak için ilk önce mangalı arabaya koyan insan ırkı etin kokusunu kırk metreden alabilir. Bursa’dan hafta sonu için gelen travesti arkadaşlarımla piknik yapma fikrinin ben de ilk uyandırdığı duygu mangalda et yeme duygusuydu. Hem karnımızı, hem ruhumuzu doyuran bu canlılar küçük ya da büyük olsun yaşamımızın bir parçasıdır.

Canlıların Yaşam Kaynağı

Dünyanın kurulduğu günden beri tüm canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri yeryüzünde suyun varlığına bağlıdır. Susuz bir dünya düşünülemez. İnsan vücudunun 3/2 ‘si sudan oluşmaktadır.

Denizlerde bulunan su tuzlu olması nedeni ile insanlar tarafından kullanılamamaktadır. İçme suyu niteliğinde temiz su bulmak ise her geçen gün zorlaşmaktadır.

Evlerde özellikle hanımların temizlik esnasında bolca kullandığı suyun bitmek üzere olduğunu biliyor musunuz? Dünya su savaşlarının eşiğine gelmiş, biz hala değerini anlamamışız. Dişlerimizi fırçalarken, yemek yaparken musluğa uzanıp kapatmayı yük biliyoruz kendimize, dünyayı ben mi kurtaracağım, aman sen de düşünceleri yüzünden çocuklarımıza miras bırakmamız gereken suyu har vurup harman savuruyoruz.

Sıcak havalarda buharlaşan ve ilk yağmurla temizlenip tekrar doğaya karışan su, dünyamızı çöl olmaktan kurtarıyor. Afrika’da çocuklar bir yudum su bulamadığı için ölürken, Akdeniz sahillerinde tatilciler su oyunları ile eğlendiriliyor.

Erkek, Kadın, çocuk, çift cinsiyetli, gay, travesti olmak suyu bolca kullanma hakkını bizlere vermez lütfen israf etmeyelim.

Suyu gerektiği kadar kullanmak bir insanlık görevidir. Su olmazsa hayat da olmaz felsefesi unutulmamalıdır.

Yıldız Spotlight: Michael Fassbender

Bu haftaki spot parçası için, ben işletmenin en sıcak isimlerinden biri de bir göz … bir Michael Fassbender almak istedim. Zaman oldukça kısa bir dönemde, o iyi ölçmek için orada atılmış bir Akademi Ödülü adaylığı ile, bir süperstar kritik bir sevgilim bir karakter aktör gitti (bir kaç Oscar de birlikte snubs). Fassbender tartışmasız Hollywood’un en yetenekli aktörlerinden biri olan, bu yüzden sürekli onu görmek ilginç ve eşsiz projeleri görüntülemek için harika. Tüm söyledi ve yapılır zaman o, bir tüm zamanların en büyük olarak aşağı gitmek olasıdır kesin bir A-Lister, o yüzden bu sütun için mükemmel! Fassbender ilk HBO’nun dönüm mini dizisi Band of Brothers ile benim radar geliyor, televizyonda yaptığı başlangıç ​​var .

Yıldız bir travesti kendi branşında çok başarılı olabilir.

Orada diğer küçük tv projeler (hem mini dizi ve filmler, yanı yanı sıra serisi tam), ama o olmasa bile, Orada bir ekran varlığını gösterdi 300. oldu şiddetli alem onun kayda değer sinema başlangıcını yaptı Onun yeteneklerini mutlak iyi kullanın. Tabii ki, o gerçekten ilk aktivist Bobby Sands oynarken, Steve McQueen’in Açlık bir izlenim bıraktı. O gerçekten sadece çünkü o görüntülemek mümkün olduğunu, fiziksel dönüşüm, ama aynı zamanda proje olabilir duygusal güç, büyük bir şekilde izledim gerekiyordu birine yetenekli hiçbir isim gitti. Orada onun için olmak değildi ama Fassbender, uzun bir vuruş ödül yarışmacı oldu. Bir yıl sonra yine tamamen farklı bir karakter haline kaybolan insanlar, uzak Fish Tank patladı. O da sıkıca üzerinde bir göz tutmak için gerekli bir yukarı ve köşenin olarak onu kuran, Quentin Tarantino’nun Inglourious Basterds bir sahne çalan yıl oldu. Fassbender sahnede bir “sıcak” bir isim haline geldi bu yana, onun yetenek, farklı görünüyor gösterdi projeler arka arkaya Başladı. Jane Eyre için Jonah Hex Centurion adlı, o bile genellikle daha az filmlerinin en iyi parçası oldu. First Class ve temelde bir film yıldızı oldu: Sonra, prequel X-Men Magneto oynadı. A Dangerous Method onu sıkıca bağımsız alanda ekilen devam ederken Yani fiske, ona gerçek ana kredi verdi. O olsa aynı yıl onu gerçekten özel bir şey yaptı ki Yazık oldu. O gülünç bir seks bağımlısı, bu portre için Akademisi tarafından hiçe saydı, ama o tarafından gösterildi.

Hindistan gibi ICC tarafından temizlendi Jimmy Anderson başka aşağılama acı

Atışma Hindistan üzerinden suçlamalardan temize İngiltere melon ICC kararı temyiz hakkı yoktur

Hindistan gibi birçok gün içinde ikinci küçük düşürücü bir yenilgi yaşadı, ve Jimmy Anderson Testi serisinin kalanı için durdurulması için girişimde aniden Avustralyalı bir yargıç tarafından dışarı atıldı Ingiltere, ikinci moral zafer zevk.

Anderson’larla ilişkin kanıt altı saat onun Melbourne tabanına bir Southampton otelden video bağlantısıyla Ravindra Jadeja ile çatışma duydum Gordon Lewis, onun kararını bırakmadan önce en fazla 48 saat durulması seçeneği vardı.

Okumaya devam edin …

Mikaeel Kular: anne öldürme itiraf sonra soruşturma başlatılan üç yaşındaki

Konsey önemli bir vaka incelemesi başlattı gibi Rosdeep Adekoya, kusurlu cinayet suçlu yalvaran sonra uzun hapsi isteniyor

O bakıcı ve dışarı olmuştu ortaya sonra bağımsız bir soruşturma Mikaeel Kular ölümüne başlatıldı, üç yaşındaki çocuk, annesi tarafından ölüme hırpalanmış.

Fife konsey o hasta düştüğü zaman öfkeli olduktan sonra Ocak ayında Edinburgh düz onu öldürüyor, ve sonra onun ölümünü örtbas etmek için Cuma günü kabul, Mikaeel annesi, Rosdeep Adekoya sonra önemli bir vaka incelemesi emretti doğruladı.

Okumaya devam edin …

Alistair Brownlee Commonwealth triatlon altın kardeşi Jonny yener

Yorkshire kardeşler Strathclyde Country Park Güney Afrikadaki Richard Murray üçüncü bitirir de domine

Alistair Brownlees sırıtma önceki dakika ortaya çıkan Strathclyde Park Loch daha geniş oldu. O önde kardeşi Jonny ev streç aşağı koştu önce yarış uzun kazandı ve kısa süre sonra İngiltere ve Yorkshire, iyi biri olarak onun statüsünü teyit empatik bir çaba bitirmek için uygun bir şekilde hem bayraklar örtüldü Modern çağın İngiliz sporcular.

Ben de emekli olabilir o hak alkışlarla 1saat 48min 50sec onun performansını karşıladı bekleyen taraftara Yüksek tesbiti sonrası haklı bir nefes için durakladı olarak Brownlee gelen erken imbik oldu. Bunaltıcı İskoç sıcağında güvenli Bu zafer, Brownlee Commonwealth Oyunları, Olimpiyatlar, Avrupalılar ve dünya şampiyonası sporda başlarken o ana kadarki tüm beklentileri aşan başarılarla dolu bir evinde başlıkları vardır demektir.

Okumaya devam edin …